İşinize En Uygun Dolum Makinesini Nasıl Seçersiniz?
Bir üretim tesisinde duyabileceğiniz en korkutucu ses, işleyen çarkların gürültüsü değil, aniden duran hattın o ağır sessizliğidir. Ben bir makine mühendisi olarak yıllardır sahada şunu tecrübe ettim: Sanayiciler aslında makineleri değil, o makinelerin vadettiği “kesintisiz üretim gücünü” satın alırlar.
Özellikle bal, reçel, kozmetik, kimya, temizlik ürünleri veya gıda takviyesi üreten bir KOBİ sahibiyseniz, dolum makinesi fabrikanızın kalbidir. O kalp teklediğinde, sevkiyat durur, müşterilerle ilişkiler gerilir ve marka itibarınız zedelenir. “Ucuz makine” ile “Ekonomik makine” arasındaki farkı, genellikle o ilk arıza yaşandığında, üretim hattı durduğunda acı bir tecrübe ile öğrenirsiniz.
Peki, yüzlerce marka, binlerce model, Çin’den Avrupa’ya uzanan geniş bir fiyat skalası ve her kafadan çıkan farklı sesler arasında, sizin ürününüze “terzi işi” uyacak o doğru makineyi nasıl bulacaksınız? İşte Kulp Makine’nin 40 yıla yaklaşan tecrübesiyle harmanlanmış, teknik ve ticari gerçekleri masaya yatıran, satın alma kararınızı netleştirecek dev rehberimiz.
BÖLÜM 1: Mühendisliğin Alfabesi – Viskozite (Akışkanlık Direnci)
Makine seçiminde yapılan en stratejik hata, viskoziteyi (akışkanlığa karşı direnci) göz ardı etmektir veya yanlış yorumlamaktır. Müşterilerimizden sıkça şu talebi duyarız: “Bana öyle bir makine verin ki; hem su doldursun, hem de koyu kıvamlı diş macunu doldursun.”
Teorik olarak mümkün görünse de, mühendislik pratiğinde bu durum, bir Formula 1 aracıyla tarlada çift sürmeye çalışmaya benzer. Her ürünün bir karakteri, bir akış dinamiği vardır. Viskozite, dolum teknolojisinin (Pistonlu, Flowmetre, Vakum, Dişli Pompa vb.) bir numaralı belirleyicisidir. Ürününüzün Centipoise (cP) değeri, makinenizin pompa tipini, nozul çapını, sızdırmazlık elemanlarını ve hatta boru tesisatını belirler.
1.1. Ürün Gruplarına Göre Viskozite ve Teknoloji Eşleşmesi
Bu tabloyu yatırım kararınızın merkezine koymalısınız. Yanlış teknoloji seçimi, gramaj hatalarına ve ürün ziyanına yol açar.
Düşük Viskoziteli (Su Bazlı) Ürünler (1 – 100 cP):
Örnekler: Su, meyve suyu, şalgam, kolonya, camsil, toner, antifriz, solventler.
Önerilen Teknoloji: Flowmetre (Akış Ölçer), Time-Gravity (Zaman Ayarlı Akış) veya Vakumlu Seviye Dolum.
Neden: Bu ürünler yerçekimiyle bile çok hızlı akar. Pistonlu sistemler burada gereksiz mekanik sürtünme ve köpürme riski yaratabilir. Flowmetreler ise hijyenik, çok hızlıdır ve temizliği (CIP) çok daha kolaydır.
Orta Viskoziteli Ürünler (100 – 1.000 cP):
Örnekler: Zeytinyağı, şampuan, sıvı sabun, ayran, nar ekşisi, ketçap, mayonez.
Önerilen Teknoloji: Volumetrik Pistonlu Dolum veya Lobe Pompa.
Neden: Üründe hafif bir direnç vardır. Pistonlu sistem, ürünü silindirin içine vakumlayarak çektiği için gramaj hassasiyeti (±%0.5) mükemmeldir. Akışkanlığı kontrol altında tutmak için nozul ucunda pnömatik kesiciler gereklidir.
Yüksek Viskoziteli (Yoğun/Macunsu) Ürünler (1.000 – 100.000+ cP):
Örnekler: Bal, tahin-pekmez, fıstık ezmesi, hums, krem, vazelin, diş macunu, gres yağı, maskara.
Önerilen Teknoloji: Servo Motor Kontrollü Volumetrik Pistonlu Sistemler.
Kritik Detay: Bu ürünler akmaz, itilir. Güçlü bir emiş (suction) ve basma kuvveti (pressure) gerekir. Ayrıca ürünün yapısına göre makinenin girişinde karıştırıcılı ve ısıtmalı bunker (hopper) kullanılması zorunludur. Örneğin, tahin bekleyince yağı üste çıkar, tortusu dibe çöker; karıştırıcı bunu homojen tutar. Vazelin soğukken katıdır; ısıtıcı ceketli (double jacket) bunker ile akışkan hale getirilip doldurulur.
1.2. Gizli Değişken: Sıcaklık Faktörü
Viskozite sabit bir değer değildir; sıcaklıkla doğrudan ilişkilidir. 20°C’deki bal ile 45°C’deki balın akışkanlığı tamamen farklıdır. Makine siparişi verirken üreticiye sadece ürününüzü değil, “dolum sıcaklığınızı” da mutlaka belirtmelisiniz.
Kulp Makine olarak biz, eğer hattınızda sıcak dolum (Hot Filling – 85°C ve üzeri) yapılacaksa, makine üzerindeki tüm contaları (O-ring) ve keçeleri standart NBR yerine, yüksek ısıya ve kimyasal aşınmaya dayanıklı Viton veya Teflon (PTFE) malzemelerden seçeriz. Aksi takdirde, standart contalar yüksek ısıda genleşir ve deforme olur; makineniz 3 ay sonra sızdırmaya, damlatmaya başlar.
BÖLÜM 2: Üretim Kapasitesi ve Otomasyon Seviyesi
“Günde kaç şişe üreteceksiniz?” sorusu basit bir matematik sorusu gibi görünse de, aslında işletmenizin büyüme stratejisini sorgular. Kapasite planlaması yaparken “bugünü” değil, “1 yıl sonrasını” hedefleyerek makine almalısınız. Ancak gereksiz kapasite yatırımı da ölü sermayedir.
2.1. Manuel ve Yarı Otomatik Çözümler (Başlangıç ve Orta Seviye)
Butik üreticiler, start-up’lar, laboratuvar tipi üretimler veya çok çeşitli ürün gamına sahip düşük montanlı üreticiler için idealdir.
Kapasite: Saatte 200 – 800 adet arası (Operatör hızına bağlı).
Çalışma Prensibi: Operatör boş şişeyi nozulun altına koyar, pedala basar, makine dolumu yapar. Operatör dolu şişeyi alır, kapağını el ile kapatır veya yarı otomatik kapak sıkma makinesine verir.
Avantajı: Yatırım maliyeti düşüktür. Elektrik ve hava tüketimi azdır. Yer kaplamaz. Format değişimi (farklı şişeye geçiş) çok hızlıdır.
Dezavantajı: Hız operatörün el çabukluğuna ve yorgunluğuna bağlıdır. Gramaj hassasiyeti makineye, hız ise insana emanettir.
2.2. Tam Otomatik Dolum Hatları (Endüstriyel Seviye)
Eğer günlük üretim hedefiniz 5.000 adedi geçiyorsa veya standartlaşma (hijyen, el değmeden üretim) zorunluluğunuz varsa, insan faktörünü minimize etmeniz gerekir.
Kapasite: Saatte 2.000 – 10.000+ adet.
Sistem: Şişeler bir besleme tepsisinden (Unscrambler) konveyöre girer. Sensörler şişeyi görür, dolum yapılır, kapak otomatik beslenir (Vibratör/Elevatör ile) ve sıkılır, etiket yapıştırılır ve toplama tepsisine çıkar.
Kulp Makine Farkı: Bizim tam otomatik hatlarımızda “No Bottle – No Fill” (Şişe Yoksa Dolum Yok) akıllı sensör teknolojisi standarttır. Konveyörde şişe devrilirse, sıkışırsa veya eksik gelirse PLC sistemi bunu algılar ve dolumu durdurur. Böylece ne ürününüz ziyan olur ne de konveyörünüz kirlenir.
BÖLÜM 3: Ürün Davranışları ve “Nozul” Teknolojisinin Önemi
Makinenin motoru piston ise, namlusu da nozuldur (dolum ucu). Yanlış nozul seçimi, üretim hattını batıran en sinsi detaydır. İşte sadece bir mühendisin size söyleyebileceği o ince nüanslar:
3.1. Köpüren Ürünler (Dipten Dolum Teknolojisi)
Deterjan, şampuan, süt, ayran, bitkisel yağlar gibi ürünler dolum sırasında türbülans yaratır ve köpürür. Eğer standart bir nozul ile yukarıdan dolum yaparsanız, şişenin yarısı köpükle dolar, taşma yapar, kapak kapatılamaz, etiketler ıslanır ve gramaj eksik kalır.
Çözüm: Dipten Dolum (Bottom-Up Filling). Nozul, şişenin en dibine kadar dalar. Ürün doldukça nozul, sıvı seviyesiyle senkronize bir şekilde (Servo motor veya pnömatik sistemle) yukarı çıkar. Nozul ucu daima sıvının içinde veya hemen üzerinde kalır. Böylece ürün köpürmez, sarsılmaz ve üretim hızı düşmez.
3.2. İpliklenen (Sünen) Ürünler
Bal, glikoz şurubu, sıcak çikolata, nar ekşisi gibi ürünler dolum bittiği anda nozulun ucundan aşağıya doğru “sünme” yapar (uzun bir iplik oluşturur). Bu iplik, şişenin ağzına, dişlerine veya dışına bulaşır.
Sonuç: Yapış yapış şişeler, tutmayan kapaklar, kirlenen etiketler ve her vardiya sonu saatlerce temizlik.
Çözüm: Anti-Drip (Damlamayı Kesici) Pnömatik Nozul. Dolum bittiği milisaniyede, nozulun ucundaki özel mekanizma havayı vakumlayarak (suck-back) veya bıçak gibi keserek damlamayı %100 engeller. Kulp Makine’nin patentli nozul tasarımları bu konuda sektör standardıdır.
3.3. Parçacıklı Ürünler
İçinde tane olan reçeller (çilek, vişne, incir), partiküllü soslar (Sezar sos, turşu parçacıklı soslar) veya taneli kozmetik peeling ürünleri.
Risk: Standart çekvalfler (Check Valve) taneleri ezer, püreye çevirir veya mekanizmayı tıkar.
Çözüm: Geniş boğazlı döner valf (Rotary Valve) sistemleri. Pistonlarımız, ürünün içindeki taneleri ezmeden, olduğu formda ve zarar vermeden ambalaja transfer edecek şekilde geniş kanallı tasarlanır. Tüketici kavanozu açtığında çileği bütün görmek ister; biz bunu sağlarız.
BÖLÜM 4: Malzeme Kalitesi ve Hijyen Standartları (GMP)
Sanayide “Paslanmaz Çelik” deyip geçilen malzemenin aslında dilleri vardır. Bir makine üreticisine sormanız gereken, hatta sözleşmeye yazdırmanız gereken ilk madde şudur: “Ürünle temas eden yüzeylerde hangi kalite çelik kullanıyorsunuz?”
AISI 304 Kalite Paslanmaz Çelik: Standart gıda ve genel kimya için uygundur. Paslanmaya dirençlidir. Makinenin şasesinde (gövdesinde), kapaklarında ve elektrik panolarında genelde bu kullanılır.
AISI 316L Kalite Paslanmaz Çelik: Bu, işin “Premium” ve medikal seviyesidir. İçindeki Molibden alaşımı sayesinde asidik ürünlere, tuza, klora ve yüksek korozyona dayanıklıdır.
Nerede Zorunludur? İlaç sanayi, yüksek asitli gıdalar (limon suyu, sirke, turşu suyu), agresif kimyasallar (çamaşır suyu, tuz ruhu) ve süt ürünlerinde 316L kullanımı bir tercih değil, yasal zorunluluktur.
Kulp Makine Standardı: Biz, müşterimiz talep etmese bile, gıda ve ilaçla temas eden tüm yüzeylerde, piston içlerinde ve nozullarda 316L kullanmayı bir mühendislik etiği olarak benimseriz.
Temizlik (CIP – Cleaning in Place): Makine temizliği için her gün vidaları sökmek zorunda kalmak, operatörler için işkencedir ve zaman kaybıdır. Kulp Makine tasarımları, “Tri-Clamp” (Kelepçeli) bağlantı teknolojisi kullanır. Herhangi bir anahtar veya tornavida kullanmadan, tüm dolum grubu 5-10 dakika içinde sökülebilir, yıkanabilir ve geri takılabilir. Bu özellik, vardiya değişimlerinde size günde en az 1 saat üretim zamanı kazandırır.
BÖLÜM 5: Gizli Maliyet – Gramaj Hassasiyeti
Çoğu işletme sahibi makinenin fiyatına odaklanır, ama makinenin “ne kadar hassas doldurduğuna” (Accuracy) bakmaz. Oysa asıl para oradadır. Diyelim ki bal dolumu yapıyorsunuz ve hedefiniz 500 gram.
Kalitesiz bir makine ±5 gram sapma ile çalışır. Müşteri şikayet etmesin diye makineyi 505 grama ayarlarsınız.
Günde 10.000 kavanoz dolduruyorsanız: 10.000 x 5 gr = 50.000 gram (50 KG) balı her gün bedavaya veriyorsunuz demektir.
Ayda 1.5 ton bal kaybı demektir.
Kulp Makine Hassasiyeti: Volumetrik sistemlerimiz ±1 gram hassasiyetle çalışır. Sadece ürün tasarrufu ile makine 6 ayda kendi parasını çıkarır.
BÖLÜM 6: Yerli Üretim vs. İthal (Çin) Makineler – ROI Analizi
Gelelim en can alıcı noktaya: Fiyat mı, Maliyet mi? Bir Çin malı makineyi, yerli bir Kulp Makine ürününden %30-40 daha ucuza alabilirsiniz. İlk bakışta kârlı görünür. Ancak sanayideki Toplam Sahip Olma Maliyeti (TCO – Total Cost of Ownership) hesabı başkadır.
Kâbus Senaryosu: Çin malı makinenizin dokunmatik ekranı (PLC) veya servo sürücüsü bir pazartesi sabahı yandı.
Servis muhatabı bulmak için aracı firmayı ararsınız (Eğer firma hala kapanmadıysa).
Parçanın stokta olmadığı, Çin’den geleceği söylenir (Gümrük vs. en iyi ihtimalle 3-4 hafta).
Sonuç: 1 ay boyunca üretim durur. İşçilerin maaşı ödenir, kira ödenir, elektrik faturası gelir ama üretim “sıfırdır”. O 1 ayda kaybettiğiniz ciro ve kaçırdığınız siparişler, aradaki fiyat farkının 10 katıdır.
Kulp Makine Güvencesi:
%100 Yerli Mühendislik: İstanbul’daki fabrikamızda, kendi CNC parkurumuzda, Türk mühendislerin tasarımıyla üretim yapıyoruz.
Global Parça Tedariği: Makinelerimizde kullandığımız pnömatikler (Festo/SMC), sensörler (Sick/Omron/Banner) ve elektrik aksamı (Siemens/Schneider) dünyanın her yerinde bulabileceğiniz A kalite markalardır. “Noname” (markasız) tek bir parça, tek bir vida bile kullanmayız.
Anında Müdahale: Türkiye’nin her yerine 24-48 saat içinde teknik servis garantisi veriyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Uzman Cevapları
S1: Yarı otomatik bir makineyle başlayıp, işler büyüdüğünde bunu çöpe mi atacağım? Cevap: Kesinlikle hayır. Kulp Makine’nin mühendislik felsefesi “Sürdürülebilirlik” üzerine kuruludur. Bugün aldığınız masaüstü bir dolum ünitesini, 2 yıl sonra alacağınız konveyörlü bir hattın üzerine entegre edebiliriz. Makineniz sizinle birlikte büyür.
S2: Reçel dolumu yapacağım ama kavanozlarımın boyları çok farklı. Her biri için ayrı makine mi lazım? Cevap: Hayır. Makinelerimiz “Hızlı Format Değişimi” özelliğine sahiptir. Makine üzerindeki numaratörlü yükseklik ayar kolu ve yan bariyer ayarları sayesinde, 100 cc’lik bir kavanozdan 1 litrelik bir kavanoza geçiş yapmak, el aleti kullanmadan sadece 3-5 dakika sürer.
S3: Asidik bir deterjan (Tuz Ruhu/Çamaşır Suyu) dolduracağım, metal aksam dayanır mı? Cevap: Çok agresif asitler (hidroklorik asit vb.) için Paslanmaz Çelik bile zamanla korozyona uğrayabilir. Bu tip özel projelerde, makinenin ürünle temas eden kısımlarını metal yerine Titanium, Hastelloy veya endüstriyel PVC/Polietilen/PVDF malzemeden üretiyoruz. Bu, makinenin ömrünü 10 yıla kadar uzatır.
S4: Dolum hassasiyetiniz nedir? Cevap: Servo motor kontrollü volumetrik dolum makinelerimizde taahhüt ettiğimiz hassasiyet ±%0.5 (Binde Beş) ve daha iyisidir. Yani 1000 gramlık bir dolumda maksimum 5 gram (genellikle 1-2 gram) sapma olur. Bu, Ticaret Bakanlığı’nın yasal sınırlarının çok çok içindedir.
Sonuç: Karar Anı ve Çağrı
Değerli Sanayici Dostum; Makine almak, bir demir yığını almak değil, bir “çözüm ortağı” seçmektir. Kulp Makine olarak biz size sadece bir cihaz değil; 40 yıllık “know-how”, kesintisiz servis desteği, yedek parça güvencesi ve arkanızda duran kurumsal bir güç sunuyoruz.
İnternetten teknik özellik okumakla, videolardan izlemekle tam karar verilemeyeceğini çok iyi biliyoruz. Sizin malınızın kıymetini ve kıvamını en iyi siz bilirsiniz.
🚀 Harekete Geçin: Ürününüzü (bal, şampuan, krem, ne üretiyorsanız), boş şişenizi ve kapağınızı alın, İstanbul’daki fabrikamıza misafirimiz olun. Demo merkezimizde makinemizi bizzat sizin ürününüzle, sizin gözetiminizde test edelim.
Hızını kronometre ile ölçün.
Hassasiyetini terazi ile tartın.
Köpürüp köpürmediğini gözünüzle kontrol edin.
Kararınızı, makine çalışırken, performansını kendi gözlerinizle görerek verin.
